Posts

Es werden Posts vom Januar, 2005 angezeigt.

DUVARI AŞAMIYORSAN BİR KAPI AÇ

Genç Macar Sanatçı Arpad Sebesy multimilyoner Elmer Kelen in portresini yapmak için görevlendirilmişti. Görev özellikle zordu, çünkü Kelen sadece üç kısa poz vermeye razı olmuştu. Sonuçta, Sebesy portrenin çoğunu ezberden yapmak zorunda kalmıştı. Kısıtlamalara rağmen, Sebesy portrenin Kelen e yeterince benzediği görüşündeydi. Ancak, Kelen ayni fikirde değildi. Kibirli milyoner resmin kendisine benzemediğini öne sürerek portrenin parasını ödemeyi reddetti. Genç ressam resmini yapabilmek için saatlerce titizlikle çalışmıştı, ve birdenbire bunu gösterecek hiç bir şeyi olmadığını fark etti. Milyoner stüdyodan ayrılırken, sanatçı bir ricada bulundu, " Portreyi size benzemediği için reddettiğiniz belirten bir mektup yazabilir misiniz?" Kelen bu kadar kolay kurtulduğuna sevinerek razı oldu. Aylar sonra, Macar Sanatçıları Derneği, Budapeşte Güzel Sanatlar Galerisinde sergi açtı. Kelen in telefonu çalmaya başladı. Biraz sonra galeriye geldiğinde Sebesy nin yaptığı po...

DÜNKÜNDEN DAHA HIZLI KOŞUN

Sabah bir ceylan uyanır afrika’da, kafasında tek bir düşünce vardır; en hızlı koşan aslandan daha hızlı koşabilmek. Yoksa aslana yem olacaktır. Her sabah bir aslan uyanır afrika’da, kafasında tek bir düşünce vardır; en yavaş koşan ceylandan daha hızlı koşabilmek. Yoksa açlıktan ölecektir. İster aslan olun, ister ceylan olun hiç önemi yok. Yeter ki güneş doğduğunda koşuyor olmanız gerektiğini, hem de bir önceki günden daha hızlı koşuyor olmanız gerektiğini bilin. ‘Yaşam’ adlı koşuyu ne kadar güzel anlatmış afrika atasözü, bir önceki günden daha hızlı koşmak gerekmektedir. Çünkü eğer aslansanız ve en yavaş koşan ceylanı bir önceki gün yakalamışsanız ve bugün bir ceylan yakalamak niyetindeyseniz, artık bilmelisiniz ki en yavaş ceylan sizden daha hızlıdır. O halde düne göre hızınızı arttırmanız gerekmektedir. Yok eğer ceylansanız ve henüz aslana yem olmamışsanız, hızınızı düne göre mutlaka arttırmalısınız. Çünkü sıra size gelmiş olabilir. Yani... Hayat koşusunda de...

ÇOCUK NE YAŞIYORSA ONU ÖĞRENİR

Eğer, bir çocuk sürekli eleştirilmişse; Kınamayı ve ayıplamayı öğrenir. Eğer, bir çocuk kin ortamında büyümüşse; Kavga etmeyi öğrenir. Eğer, bir çocuk alay edilip aşağılanmışsa; Sıkılıp, utanmayı öğrenir. Eğer, bir çocuk sürekli utanç duygusuyla eğitilmişse; Kendini suçlamayı öğrenir. Eğer, bir çocuk hoşgörüyle yetiştirilmişse; Sabırlı olmayı öğrenir. Eğer, bir çocuk desteklenip, yüreklendirilmişse; Kendine güven duymayı öğrenir. Eğer, bir çocuk övülmüş ve beğenilmişse; Takdir etmeyi öğrenir. Eğer, bir çocuk hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse; Adil olmayı öğrenir. Eğer, bir çocuk güven ortamı içinde yetişmişse; İnançlı olmayı öğrenir. Eğer, bir çocuk kabul ve onay görmüşse; Kendini sevmeyi öğrenir. Eğer, bir çocuk aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse; Bu dünyada mutlu olmayı öğrenir. Dorothy Law Nolte

Önce neyi koymali

Zamanin iyi ve uretken olarak kullanimi konusunda zaman zaman kurslar duzenleniyor. Iste bu kurslardan birinde zaman kullanma uzmani ogretmen, cogu hizli mesleklerde calisan ogrencilerine: * "Hadi, kucuk bir sinav yapalim" demis. Ve masanin uzerine kocaman bir kavanoz koymus. Sonra bir torbadan irice kaya parcalari cikarmis, dikkatle ust uste koyarak kavanozun icine yerlestirmis. Kavanozda tas parcasi icin yer kalmayinca sormus: * "Kavanoz doldu mu?" Siniftaki herkes, * "Evet, doldu" yanitini vermis. * "Demek doldu ha" demis hoca. Hemen egilip bir kova kucuk cakil tasi cikartmis, kavanozun tepesine dokmus, kavanozu eline alip sallamis, kucuk parcalar buyuk taslarin sagina soluna yerlesmisler... Yeniden sormus ogrencilerine: * "Kavanoz doldu mu?" Isin sanildigi kadar basit olmadigini sezmis olan ogrenciler, * "Hayir,tam da dolmus sayilmaz" demisler. * "Aferin" demis zaman kullanim hocasi. Masan...